Ada ve parsel, tapu ve kadastro sisteminde bir taşınmazın konumunu ve sınırlarını belirlemek için kullanılan temel kavramlardır. Ada, etrafı yol, cadde, sokak, park ya da benzeri doğal veya yapay sınırlarla çevrili arazi parçasını ifade ederken; parsel ise bu adanın içindeki mülkiyeti belirli, sınırları kesin olarak çizilmiş en küçük toprak birimidir. Daha sade bir anlatımla ada büyük bir bütün, parsel ise o bütünün içindeki bölümlerdir.
İmar planlarında her ada bir numara ile gösterilir ve ada içindeki her parsel de ayrıca numaralandırılır. Bu numaralar sayesinde bir taşınmazın açık adresi bilinmese bile tapu kayıtları üzerinden yeri net şekilde tespit edilebilir. Özellikle alım-satım işlemlerinde, imar durumu sorgulamalarında ve ruhsat başvurularında ada ve parsel bilgisi kritik önem taşır. Bu bilgiler, Tapu ve Kadastro Müdürlüğü kayıtlarında resmî olarak yer alır ve hukuki geçerliliğe sahiptir.
Örneğin bir arsanın tapusunda “123 ada 5 parsel” yazıyorsa, bu ifade taşınmazın 123 numaralı ada içinde yer alan 5 numaralı parsel olduğunu gösterir. Aynı ada içinde farklı kişilere ait birden fazla parsel bulunabilir. Bir müteahhit, bir adadaki birkaç parseli birleştirerek daha büyük bir proje geliştirebilir ya da tek bir parsel üzerinde konut inşa edebilir. Bu nedenle ada-parsel bilgisi, hem bireysel yatırımcılar hem de geliştiriciler için temel referans noktasıdır.
Ada, çevresi sınırlarla belirlenmiş büyük arazi bütününü; parsel ise bu bütün içindeki mülkiyeti ayrı ayrı belirlenmiş en küçük taşınmaz birimini ifade eder. Gayrimenkul işlemlerinde taşınmazın kimliği niteliğinde olan bu bilgiler, hukuki güvenliğin ve planlı şehirleşmenin temelini oluşturur.