İmar yolu, şehir planlamasında bir bölgenin gelişimini düzenlemek için imar planında ayrılmış ve gelecekte yol olarak kullanılmak üzere belirlenmiş alanı ifade eder. Yani imar yolu, mevcutta fiilen açılmamış olsa bile resmi planda yol olarak görünen ve kamunun kullanımına ayrılan kısımdır.
İmar yolu, imar planlarının en temel unsurlarından biridir. Belediyeler veya ilgili idareler, bir kentin ulaşım ağını ve düzenini sağlamak için imar planı yaparken, belirli alanları yol, park, yeşil alan veya sosyal donatı alanı olarak ayırır. Bu planda “imar yolu” olarak belirlenen kısımlar, özel mülkiyette olsa bile ileride kamulaştırılarak veya terk yoluyla kamuya kazandırılır.
Örneğin, bir arsanın önünde imar yolu bulunuyorsa, bu arsanın imara açılabilmesi için belirlenen yolun belediyeye terk edilmesi gerekir. Bu terk işlemi, çoğunlukla inşaat ruhsatı alınmadan önce yapılır. İmar yolunun genişliği (örneğin 7 metre, 10 metre, 20 metre gibi) ve yönü imar planında net şekilde belirlenmiştir. Bu genişlik, bölgedeki trafik ihtiyacı, yapı yoğunluğu ve ulaşım planlamasına göre değişir.
İmar yolu ile kadastro yolunu birbirinden ayırmak gerekir: Kadastro yolu, tapuda ve kadastro paftasında fiilen mevcut olan, herkesin kullanımına açık yoldur. İmar yolu ise henüz açılmamış ama plan üzerinde yol olarak görülen ve gelecekte açılacak olan yoldur. Bu nedenle bir arsa satın alırken, imar yoluna cepheli olup olmadığı veya ne kadarının yola terk edileceği mutlaka incelenmelidir.
Özetle, imar yolu belediyelerin imar planında gelecekte açılması için belirlenmiş yoldur. Fiilen henüz mevcut olmasa bile hukuken yol sayılır ve mülkiyet üzerinde kısıtlama yaratır. Arsa yatırımı yaparken imar yolu durumu mutlaka araştırılmalı; çünkü imar yolu, arsanın değeri, kullanımı ve inşaat hakkı üzerinde doğrudan belirleyici etkiye sahiptir.