İmar affı, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak inşa edilmiş yapıların belirli koşullar altında yasal hale getirilmesini sağlayan bir düzenlemedir. Temelde devletin, mevzuata uygun olmayan binaları kayıt altına alarak bu yapılara hukuki bir statü kazandırması sürecini ifade eder. Bu uygulama sayesinde mülkiyet sahipleri, yapıları için yapı kayıt belgesi alarak kaçak durumdan kurtulma fırsatı yakalarlar.
Bu süreçte mülk sahipleri, belirli bir bedel ödeyerek binalarındaki imar aykırılıklarını beyan eder ve bu durumun resmileşmesini sağlarlar. İmar affı genellikle belediyelerin yıkım kararlarını durdurur ve idari para cezalarının iptal edilmesine olanak tanır. Ayrıca, bu kapsama giren yapılar için abonelik işlemleri daha kolay tamamlanabilir ve yapının kat mülkiyetine geçişi için yasal bir zemin hazırlanmış olur. Düzenlemenin asıl amacı, mevcut yapı stokunu kayıt altına alarak devletin denetim ve planlama süreçlerini iyileştirmektir.
Örneğin, bir vatandaşın ruhsatta dört katlı görünen binasına beşinci bir kat eklemiş olması durumunda, bu ek kat normal şartlarda kaçak yapı sayılır. İmar affı çıktığında, bina sahibi gerekli başvuruyu yapıp ödemesini gerçekleştirerek o beşinci kat için yasal onay alabilir ve binasını bütüncül olarak tescil ettirebilir. Bu işlem sadece konutlar için değil, iş yerleri ve diğer ticari alanlar için de mülkiyet sorunlarını çözmek adına sıkça kullanılan bir yöntemdir.
İmar affı, imar mevzuatına aykırı inşa edilen yapıların belirli bir maliyet karşılığında yasal statü kazanması ve kentsel düzendeki belirsizliklerin giderilmesi işlemidir. Mülk sahiplerine yapılarını koruma ve resmileştirme imkanı sunarken, şehircilik planlamasında mevcut durumun tespit edilmesine yardımcı olur.